KURAN’DA ALLAH’IN İNANANLARA YARDIMLARINDAN ÖRNEKLER 

Samimi iman eden insanların imanları akla ve vicdana dayalıdır. Bu nedenle, ayetlerde belirtildiği gibi, "hiçbir kuşkuya kapılmadan" Allah'a teslim olur ve kesin bir kararlılıkla iman ederler. Her çeşit nimeti sürekli ve karşılıksız veren Yüce Rabbimiz'in büyüklüğünü kavradıkları için, O'na hiçbir şeyi eş tutmaz, O'nun bizler için takdir ettiği kadere tabi olurlar. Çünkü Yüce Allah müminlerin tek dostu ve destekçisidir.

Pek çok kimsenin yakından şahit olduğu gibi, günümüzde insanların bir kısmı karakterlerini, sahip oldukları güç ve statüye göre değiştirirler. Bu karakterin devamını sağlayabilmek için de, her durumda zenginlik, mevki gibi dünyevi değerlerin önemli olduğunu vurgularlar. Ancak müminlerin sahip oldukları karakter, Kuran ahlakına dayandığı için kıstasları bu insanlarınkinden tümüyle farklıdır. Müminlerin kendilerine güvenmeleri için maddi ölçülere ihtiyaçları yoktur. Onlar sadece Yüce Allah'ın bildirdiği yolu izler, Allah'ın rahmetinden ve yardımından hiçbir zaman umut kesmez ve Allah'ın daima yanlarında olduğunu bilirler. Allah bir Kuran ayetinde müminlerin tek destekçisinin Kendisi olduğunu şöyle bildirmektedir:

"… Allah Kendi (dini)ne yardım edenlere kesin olarak yardım eder. Şüphesiz Allah, güçlü olandır, Aziz olandır." (Hac Suresi, 40)

Allah Müminleri, Kalplerine İndirdiği Güven ve Huzur Duygusu ile Destekler


Kavminin hepsinin birer birer sapmasına karşılık hiçbir şekilde güvensizliğe kapılmayan ve ayette "... Eğer siz ve yeryüzündekilerin tümü inkâr edecek olsanız bile şüphesiz Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, övülmüştür" (İbrahim Suresi, 8) dediği bildirilen Hz. Musa, bu konuda çok hikmetli bir örnektir.

Hz. Musa, son derece güvenli ve korkusuzdur. Çünkü Allah'ın yardımının müminlerle birlikte olduğundan emindir. Allah, ona, "Korkma" dedik. Muhakkak sen üstün geleceksin" (Taha Suresi, 68) hükmünü vahyetmiştir.

Yüce Allah'ın emri gereği Hz. Musa kendisine inanan müminlerle birlikte Mısır'ı gizlice terk etmiş, peşlerine düşen Firavun ve adamlarından kaçarken bir deniz sahiline gelmiştir. Hz. Musa ve yanındakiler, Firavun ve orduları tarafından yakalanma durumuna gelmişken, Hz. Musa, Allah'tan aldığı "Asanla denize vur" (Şuara Suresi, 63) vahyi üzerine asasını denize vurmuştur ve denizin açılıp ikiye yarılması ile kurtulmuşlardır. Bu mucize, Allah'ın müminlere olan desteğine en güzel örneklerden biridir.

Kuran'da, bu konu ile ilgili diğer güzel bir örnek Peygamberimiz (sav)'le ilgili olarak haber verilmektedir. Peygamberimiz (sav)'in, Mekke'den çıktıktan sonra arkadaşı ile birlikte gizlendiği bir mağaradaki sözleri, Allah'ın elçisine ve müminlere olan desteğini bir kez daha göstermektedir. Konu ile ilgili ayet şöyledir:

"Siz O'na (peygambere) yardım etmezseniz, Allah O'na yardım etmiştir. Hani kafirler ikiden biri olarak O'nu (Mekke'den) çıkarmışlardı; ikisi mağarada olduklarında arkadaşına şöyle diyordu: "Hüzne kapılma, elbette Allah bizimle beraberdir." Böylece Allah O'na 'huzur ve güvenlik duygusunu' indirmişti, O'nu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş, inkar edenlerin de kelimesini (inkar çağrılarını) alçaltmıştı. Oysa Allah'ın kelimesi, yüce olandır. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir." (Tevbe Suresi, 40)

Allah Müminleri Birbirleri ile Destekler


Yüce Allah, tüm müminlerin yardımcısı ve koruyucusudur. Müminlere her zaman yardım etmiş, onlar için zorlukları kolaylıklara çevirmiş, yollarını açmış, onları maddi ve manevi olarak güçlendirmiştir. Ayrıca salih müminleri birbirleri ile de desteklemiştir.

"Onlar, seni aldatmak isterlerse, şüphesiz Allah sana yeter. O, seni yardımıyla ve mü'minlerle destekledi." (Enfal Suresi, 62) ayetinin hükmü gereği müminler, Allah'ın bir rahmeti olarak, hastayken de, yaşlanınca da veya en zor anlarında da yanlarında muhakkak müminlerin olduğunu bilir ve bu güven içinde hareket ederler. Bu durum, zor zamanlarda destek bulamayan inkar edenlerin karşısında müminleri güçlü kılmıştır. Yüce Allah "Andolsun, Ben galip geleceğim ve elçilerim de" (Mücadele Suresi, 21) ayeti ile Kendisi'ne iman eden müminleri destekleyeceğini bildirmiştir. Bu konudaki en güzel örneklerden bir tanesi de Hz. Musa ile ilgilidir. Hz. Musa din ahlakını daha etkili bir şekilde tebliğ edebilmek için Allah'tan Hz. Harun'u kendisine yardımcı olarak vermesini istemiştir. Konu ile ilgili Kuran ayetleri şöyledir:

"Ailemden bir yardımcı kıl. Kardeşim Harun'u. Onunla arkamı kuvvetlendir Onu işimde ortak kıl, böylece Seni çok tesbih edelim. Ve Seni çok zikredelim." (Taha Suresi, 29-34)

Allah Müminleri Gönderdiği Elçiler ile Destekler


Yüce Allah, tarih boyunca gönderdiği peygamberler ve elçiler ile kavimleri iman etmeye ve yalnızca Kendisi'ne kulluk etmeye çağırmıştır. İnsanlara hak dini tebliğ eden bu örnek insanlar, müminler için en güzel örneği teşkil ederler. Bu nedenle, Allah'ın seçkin kulları olan peygamberlerin üstün kişilikleri, güzel ahlak özellikleri, davranış şekilleri ve olaylar karşısında gösterdikleri tepkiler müminlere her zaman yol göstermiştir. Yüce Allah Kuran'da, müminleri gönderdiği peygamberler ve elçiler ile desteklediğini şöyle bildirmiştir:

Kuşkusuz Kuran'da bu konudaki en güzel örneklerden biri, elçilerin Allah tarafından bahşedilen üstün bir akla ve zekaya sahip olmalarıdır. Bu konuda Hz. İbrahim çarpıcı bir örnek oluşturur. Kuran'da inkarcı bir kişinin, kendisine Allah'ın varlığını ve birliğini tebliğ eden Hz. İbrahim ile tartışmaya girdiği bildirilir. Ancak Hz. İbrahim Allah'a karşı büyüklenen bu kişiye son derece hikmetli ve akılcı bir cevap verir. Konuyla ilgili Kuran ayeti şöyledir:

"…Şüphe yok, Allah Güneş'i doğudan getirir, sen de onu batıdan getir" deyince, o inkarcı böylece afallayıp kalmıştı. Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez." (Bakara Suresi, 258)

Allah Müminleri Melekler ile Destekler


Yüce Allah müminleri meleklerden görünmez ordular ile destekler. Bu Yüce Allah'ın müminlere vaadidir. Kuran'da Rabbimiz'in bu vaadi Peygamberimiz (sav)'in müminlerle katıldığı Bedir Savaşı sırasında gerçekleşmiştir. Peygamberimiz (sav) müminleri evlerinden savaşmak için çıkardığında müminlerden iki grup neredeyse çözülüp geri çekilecekken, Rabbimiz müminleri sabretmeleri ve Allah'a olan tevekkülleri nedeniyle meleklerden oluşan binlerce kişilik orduyla desteklemiş ve onları zafere ulaştırmıştır. Rabbimiz'in bu desteği Kuran ayetlerinde şöyle bildirilmiştir:

"Hani sen, mü'minleri savaşmak için elverişli yerlere yerleştirmek için evinden erkenden ayrılmıştın. Allah işitendir, bilendir. O zaman sizden iki grup, neredeyse 'çözülüp geri çekilmek' istemişti. Oysa Allah onların velisiydi. Artık mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etmelidir. Andolsun, siz güçsüz iken Allah size Bedir'de yardımıyla zafer verdi. Şu halde Allah'tan sakının, O'na şükredebilesiniz. Sen mü'minlere: "Rabbinizin size meleklerden indirilmiş üç bin kişiyle yardım-iletmesi size yetmez mi?" diyordun. Evet, eğer sabrederseniz, sakınırsanız ve onlar da aniden üstünüze çullanıverirlerse, Rabbiniz size meleklerden nişanlı beş bin kişiyle yardım ulaştıracaktır. Allah bunu size ancak bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla tatmin bulsun diye yaptı. 'Yardım ve zafer' ancak üstün ve güçlü, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'ın Katındandır." (Al-i İmran Suresi, 121-126)

Allah müminleri meleklerin dışında başka ordularla da destekler. Bu konudaki en güzel örnek Hz. Süleyman'dır. "...Onun eli altında Rabbinin izniyle iş gören bir kısım cinler vardı..." (Sebe Suresi, 12) ve "Onun için denizde dalgıçlık yapan ve bundan başka iş(ler) de gören şeytanlardan kimseleri de (emrine verdik)…" (Enbiya Suresi, 82) ayetlerinde haber verildiği gibi Yüce Allah'ın Hz. Süleyman'a verdiği en önemli destek, birtakım şeytan ve cinleri ona hizmetçi kılmasıdır. Hz. Süleyman, emrine verilen cin ve şeytanları ordusunda, sanatsal çalışmalarında ve inşa faaliyetlerinde türlü görevler vererek kullanmıştır. Kuran'da ayrıca Hz. Süleyman'ın, cinlerden, kuşlardan ve insanlardan oluşan eşi benzeri görülmemiş çok güçlü bir orduya sahip olduğu da şu şekilde bildirilmiştir:

"Süleyman'a cinlerden, insanlardan ve kuşlardan orduları toplandı ve bunlar bölükler halinde dağıtıldı." (Neml Suresi, 17)

Sonuç


Unutulmamalıdır ki, müminlere yolları açan, başarı kazandıran, onları geliştiren, güçlendiren Allah'tır. İnsanın çözüm olarak başvurduğu sebepler, başarılı olması için yeterli değildir. Sebepler tek başına hiçbir şey yapamaz; sadece fiili birer duadırlar. Bununla beraber yapılan sözlü dua ve ihlasın karşılığında Rabbimiz en hayırlı sonucu yaratır. Dolayısıyla müminin başarmak istediği bir işte yalnızca Allah'ın yardımına güvenip dayanması, O'na tevekkül etmesi gerekir. Böyle olunca da, kendinden son derece emin, hiçbir olumsuz gelişmeden etkilenmeyecek kadar kararlı ve sağlam karakterli bir insan ortaya çıkar.

İnsanın hem dünyada hem de ahirette tek bir gerçek Dost'u vardır. Bu Dost onu hiçbir zaman bırakıp yalnız ve yardımsız bırakmaz, her zorlukta yanındadır ve ona yardımcıdır. Onu düşmanlarına karşı korur. Onun için herkesten daha güvenilirdir, daima Kendisi'ne sığınılandır. Kuşkusuz bu Dost Rabbimiz olan Allah'tır. Yüce Allah müminlerin en çok güvendiği, en yakın Dostu'dur. Kendisi'ne inanan insanları her türlü eksiklikten ve hatadan arındırır ve ömür boyu yardımı ile destekler.

Samimi iman eden insanların imanları akla ve vicdana dayalıdır. Bu nedenle, ayetlerde belirtildiği gibi, "hiçbir kuşkuya kapılmadan" Allah'a teslim olur ve kesin bir kararlılıkla iman ederler. Her çeşit nimeti sürekli ve karşılıksız veren Yüce Rabbimiz'in büyüklüğünü kavradıkları için, O'na hiçbir şeyi eş tutmaz, O'nun bizler için takdir ettiği kadere tabi olurlar. Çünkü Yüce Allah müminlerin tek dostu ve destekçisidir.